ANA SAYFAYA GERİ DÖNSürdürülebilirlik

Dönüşüme Nereden Başlamalı?

Blog

Daha yaşanabilir bir dünya ve daha iyi bir toplum adına BM tarafından 2030’a kadar tamamlanması hedeflenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı hayata geçirmek için artık zamanla yarışıyoruz. Sorun sadece görev listesinin kabarık, zamanınsa sınırlı olması değil. Pandemi gibi küresel krizler dönüşüm konusundaki hedeflerimizi daha hızlı ve kalıcı bir şekilde belirlememiz gerektiğini gösteriyor. Peki nereden başlamak gerekir? Farklı sektörler geleceği nasıl şekillendirebilir? Değişim nelerle desteklenmelidir?

Bireylerin, kurumların gelecek için attığı tekil adımlar; ortak akıl, iş birliği imkânları ve kaynakların verimli kullanılması gibi sektörler arası geçişkenlikle bütüncül bir çabaya dönüşebilir. Peki hareket noktamız neler olabilir:

  • Eski platformları yeni mantaliteye nasıl uydurabileceğimizi sormak. 
  • Kapsayıcı iş modellerine yönelmek, Ar-ge’ye yatırım yapmak.
  • Sadece kâr amaçlı çalışmaktan vazgeçmek. İnsanların refahını büyütmek, değerleri onararak dönüşmek. 
  • Sürdürülebilir yöntemler kullanmak ve topluluğa geri dönüş oranı yüksek olan, pozitif etki odaklı iş modellerini teşvik etmek.
  • Bilim ve eğitimi merkeze koymak, zihniyeti bu odak üzerinde değiştirmek. 
  • Sosyal etki odaklı çalışmaların, sosyal girişimciliğin, etkiye yatırım yapan yeni iş modellerinin önünü açmak.
  • Yapısal değişiklikleri hayata geçirmek, kadınların ve gençlerin sesinin daha yüksek çıkmasına olanak sağlamak.

Nasıl çözümün parçası olunur?

Değişmeyen hiçbir yapının sürdürülebilir olmayacağına dair bu vurgu, ‘Geleceğe Etki’ temasıyla 18-19 Mart 2021 tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz ‘imece summit’te de tekrarlandı. Zirve kapsamında geçekleştirilen oturumlardan biri olan ‘Değişim için Hızlandır’da, meseleler bizi doğrudan etkilemese bile çözümün bir parçası olmamız gerektiği konuşuldu. Gazeteci Şirin Payzın’ın yönettiği oturuma Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, UNDP Türkiye Ülke Ofisi Mukim Temsilci Yardımcısı Sukhrob Khojimatov, MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, Teyit Kurucusu Mehmet Atakan Foça ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Ekonomi Öğrencisi Deniz Aycan konuşmacı olarak katıldı.

Değişimin özünü ‘bilim ve eğitim’ diye açıklayan Ömer Yüngül, “Bilim ve eğitimi merkeze koymadan ve zihniyeti bu odak üzerinde değiştirmeden bir yere gidemeyiz. Ondan sonra empati ve adaletle kuralları koyup uygulamak gerekiyor. Tüm bunları yaparken hiyerarşik ortamı azaltarak organizasyonu düzeltmek gerekiyor” dedi.

Ümit Boyner, “En büyük gücümüz insan sermayemiz. Yaşadığımız toprakların 5 bin yıllık deneyimini en yeni teknolojilerle, bilimle, yapay zekayla buluşturmamız lazım” derken Erhan Erkut ise “Değişim başlayacaksa eğitimden başlamalı. Müfredattan ziyade öğrenci-yetenek odaklı bir eğitime geçmeli. Çok önceden başlamış ve geride kaldığımız yarışlara da girmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Mehmet Atakan Foça ‘onarma’ gerekliliğine dikkat çekti ve “Hem gençler hem yeni iş modelleri deneyen sosyal yenilikçiler olarak bizim görevimiz, dünyayı, gezegeni, iş modellerini, toplulukla bağlarımızı tekrar onarmak. Değişimin ancak böyle pozitif etkiye dönüşebileceğine inanıyorum” diye konuştu. Genç katılımcı Deniz Aycan da yeni neslin talebini şöyle özetledi; “Gençliğin günümüzdeki en önemli engeli temsiliyet alanlarımızın kısıtlılığı. Diğer nesillerden farklı düşünüyoruz ve dünyanın birçok yerindeki farklı gençlerle bir arada hareket ediyoruz; bizim aktif konumlandırıldığımız alanlar tüm dünyaya erişmek ve dolayısıyla değişimi hızlandırmak demek.” 

Gençler seslerini duyuruyor

Peki dönüşümü hızlandırmaya aday gençler geleceğe dair neler düşünüyor, neler deneyimliyor? “Gençlerin kendi hikâyelerini nasıl yarattıklarına da odaklanmalıyız” düşüncesinden hareketle kendilerini ve çevrelerini değiştirmek için elini taşın altına koyan gençlere bir platform verdik imece summit’te. Mikado Kurucusu & Yöneticisi Serra Titiz ile Embark’tan Nuha Boğa’nın moderatörlüğünü yaptığı ‘Yenilikçi Modellerle Değişime Yön Vermek: Gençlerin Gücü’ başlıklı oturumda da gençlik güçlendirme programlarının etkisini ve dönüşen dünya için gençlerin beklentilerini masaya yatırdık. Oturuma katılan konuşmacılar Beste Kayıhan (Mehmet Zorlu Vakfı), Elif Choghay (Re:Coded), Elifcan Şahan (imeceLAB), Homam Hawari (Mikado Embark), Orhun Canca (Girvak) ve Umre Metin (YetGen) bize motivasyon ve bolca ilham verdi.

Gençlerin deneyimlerine göre oturumun öne çıkan noktaları şöyle oldu:

  • Merak etmek, sorgulamak, olduğun yerde durmamak: Geleceğin dünyası böyle olacak.
  • Fırsatları biz yaratıyoruz. Bilinçli ve meraklı olmak önemlidir. Kendine yol çizme ihtiyacı, aksiyon alma, öğrenmeye ve keşfetmeye açık olma, sorgulama değerlidir. 
  • Toplumda bir etki yaratmak, değişimin bir parçası olmak amaçlarımız arasında yer almalıdır. Birlikte ortak amaç için çalışmak daha inovatif gelişmelerin önünü açabilir. 
  • Girişimci ruh, kalıpların dışında düşünebilmek teknolojiyle birlikte katma değer yaratır.
  • Eğitimin vermediğini yaratmak ve onu başka gençlerle paylaşmak binlerce gence kendi sesini duyurma konusunda cesaret ve güç verir.
  • Kurumlara ve eski tip iş biçimlerine güven azaldı. Liderler bu yüzden yüzlerini para odağından ziyade etki odağına çevirmeli.
  • Yenilikçi, sosyal meselelere duyarlı, etki odaklı ve fark yaratmaya inanan liderlere ihtiyacımız var. Liderlikte sahada olmak çok önemli.