imece'nin Kazananları Belli Oldu

imece’den sosyal girişimcilere can suyu

Disiplinlerötesi inovasyon platformu ATÖLYE ve Türkiye’nin yenilikçi holdinglerinden Zorlu Holding’in kurucu ortaklığı, sürdürülebilirlik alanında uzmanlaşmış S360’ın stratejik partnerliği ile hayata geçirilen sosyal inovasyon platformu ‘imece’nin, eğitim alanındaki sorunlara odaklanan ilk mesele sürecinde, dört takım kuluçka dönemine girmeye ve toplamda 120 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Sosyal meselelere projeleri ile çözüm üretecek takımların desteklendiği imece’de, “eğitim” alanındaki meseleleri odağına alan ‘Hayal Gücü Merkezi’, ‘Minizma’, ‘Senfoni’ ve ‘Toyi’ takımları sağlanacak destekler ile kendi kanatları ile uçabilme imkânına kavuşacak.

ATÖLYE ve Zorlu Holding’in kurucu ortaklığında ve S360’ın stratejik partnerliğinde hayata geçirilen sosyal inovasyon platformu ‘imece’, Şubat 2017 itibariyle başladığı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Platform, her geçen gün daha da karmaşık ve çok boyutlu hâle gelen toplumsal meselelere, farklı yetkinliklerden birey ve kurumların bir araya gelerek yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmesinin önünü açmayı amaçlıyor.

Platform, ilk mesele sürecini, “eğitim” alanındaki toplumsal sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler bulmak amacıyla 25 Şubat 2017 tarihinde, 100’ü aşkın katılımcının yer aldığı “Anla ve Keşfet” etkinliği ile başlatmıştı. Eğitim alanındaki sorunlara çözüm bulmak isteyen takımlara yapılan çağrı sonucunda, 200’ü aşkın başvuru alındı ve bu başvurular sonucunda 15 takım seçildi. Ön kuluçka dönemine girme şansı kazanan 15 takım, 25 Mart 2017 tarihinden itibaren yoğun bir eğitim ve mentorluk desteği aldı. Nisan ve Mayıs ayları boyunca İnsan Odaklı Tasarım, prototipleme, hikâye anlatıcılığı ve “pitching” eğitimleri alarak proje ve iş modellerini geliştirme imkânı yakaladılar.

Yoğun, verimli ve bir o kadar da keyifli geçen ön kuluçka dönemi, 17 Haziran tarihinde sona ererken jüri; dört takımı seçti. Seçilen takımlar projelerini hayata geçirebilmek için 30 biner euro hibenin yanı sıra yoğun bir eğitim ve mentorluk desteğinin olduğu kuluçka dönemine geçecek. Seçilen dört takım, bu dönem boyunca, projelerinin ihtiyaçları doğrultusunda strateji, tasarım, iletişim ve teknoloji odağında farklı destekler de alacaklar.

Takımlar projelerini hayata geçirmek için dört ay boyunca hazırlık yapacak Eğitim alanındaki mesele sürecinde kuluçka dönemine geçmeye hak kazanan takımlar ortalama dört aylık bir çalışmayla projelerini hayata geçirmek için hazırlık yapacak. Her takım, projesinin ihtiyacına göre mentorlar ve profesyonellerle bir araya gelecek, yapılacak yönlendirmelerle projelerini hayata geçirmek için çalışacak. Bu sürecin ilk ayında takımlar,  ilk 6 aylık finansal çalışmalarını ve yol haritalarını ortaya çıkaracak, ikinci ay ürün geliştirme ve modelleme süreci, üçüncü ay marka ve pazara çıkış stratejisi ve dördüncü ayda da etki ve yatırım geliştirme üzerine çalışacaklar.

Kuluçka döneminde takımların ana hedefi, projelerini hayata geçirerek yeni yatırımcılar ile buluşmasını sağlamak olacak. Bu doğrultuda ayrıca takımlarla, temmuz ayında üç günlük; takım olma, liderlik, vizyon ve strateji üzerine bir çalışma gerçekleştirilecek. Eylül ayında ise takımların yeni bağlantı ve ilişkiler geliştirmek için, sosyal girişimciliğin ve girişimcilik ekosisteminin Avrupa’da merkezi olan Londra veya Berlin’de diğer girişimciler, ekosistem profesyonelleri ve yatırımcılarla bir araya gelmesi hedefleniyor.

imece Direktörü Buğra Çelik, ön kuluçka dönemi ile ilgili ayrıntılı bilgi verdiği konuşmasında takımlarla birebir çalışmanın öneminin altını çizdi: “17 Haziran’da gerçekleşen ön kuluçka finali ile, Mart ayında başladığımız mesele sürecinde önemli bir noktaya ulaştık. Bu süreçte takımlarla üç ay boyunca birebir çalıştık. Sürece 15 takım ile başladık, değerlendirmeler sonucu jüri karşısına 9 takım çıktı. Takımlardan 4’ü hibe aldı ve kuluçka dönemine devam etmeye hak kazandı. Bununla birlikte, tüm ekipler imece’nin ilk mezunlarını oluşturuyor, bu süreçten sonra da takımların her biriyle

çalışmalarımızı sürdürüyor olacağız. Diğer mezunlarımızı da destekleyerek birey ve kurumlarla işbirliği yapmak istiyoruz.”

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül: ‘imece’ye gösterilen yoğun ilgi toplumsal meselelere yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilebilmesi için çıktığımız bu yolda bizi daha da cesaretlendiriyor.”

‘imece’ platformu ile ilgili düzenlenen basın buluşmasında görüşlerini dile getiren Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, ‘imece’ platformunun herkese açık olduğunu, Türkiye’deki diğer şirket ve kurumları da toplumsal meselelere çözüm üretilmesine öncülük etmeleri için bu platforma beklediklerini söyledi. Yüngül sözlerine şöyle devam etti: “Zorlu Holding olarak kurucu ortak olmanın getirdiği sorumluluk anlayışı ile projenin her aşamasında yer aldık, vizyon ve deneyimimiz ışığında katkı sağladık. Hangi toplumsal sorunların öncelikli olduğu üzerine kafa yorduk. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma için belirlediği 17 hedef arasında yer alan “Nitelikli Eğitim” “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ve “Eşitsizliklerin Azaltılması” başlıklarının ülkemiz açısından oldukça önemli ve öncelikli olduğuna karar verdik. Bu düşüncelerle ilk üç mesele sürecini de, Zorlu Holding olarak bu başlıklar altında açarak bir anlamda projeye can suyu vermiş olduk.

Mesele sürecinin ilk etkinliğinden bu yana geçen yaklaşık 3 ay boyunca 15 takım, ‘imece’ ruhuna uygun bir şekilde işbirliği içinde çalıştı. Bu süreçte ‘imece’ platformundan farklı destekler alarak, eğitim alanındaki toplumsal meselelere yenilikçi çözümler ürettiler. Jürimizin seçim yapmakta gerçekten zorlandığı bu sürecin sonucunda aslında üç takım bir sonraki aşamaya geçecekti ancak o kadar güzel ve kıymetli projeler geldi ki seçmekte çok zorlandık ve 4 takımı desteklemeye karar verdik. Bu süreçte her bir takımımız 30 biner euro hibenin yanı sıra kendi sosyal girişimlerini gerçekleştirebilmeleri için yoğun bir eğitim ve mentorluk desteği alacaklar. Biz de bu mesele sürecini açan kurum olarak her zaman onların yanında olacağız. İnanıyorum ki bu dört proje de aldıkları mentorluk ve hibe desteği ile fikirlerini sürdürülebilir iş modellerine çevirip kendi kanatları ile uçmaya başlayabilecekler. Böylece kendi gelir modeli olan, toplumsal meseleler için yenilikçi çözümler üreten bir fikir, iş modeline dönüşerek toplum için ortak değer yaratacak hâle gelmiş olacak. Bilinmesini isterim ki bu platform bize değil tüm Türkiye’ye ait… Bizler öncü olduk ve bir yol açtık. Diğer şirket ve kurumlar da kendi mesele süreçlerini açıp toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlayabilirler” dedi.

‘imece’ platformu ile ilgili düzenlenen basın buluşmasında görüşlerini dile getiren ATÖLYE Kurucu Ortağı Kerem Alper ise platformun ilk gününden itibaren çok disiplinli ve çok paydaşlı yapısının önemini vurguladı: “ATÖLYE olarak, sosyal girişimcilik ve inovasyona zemin hazırlayan yapımız ile farklı ağlardan ve disiplinlerden beslenmenin, bir fikrin hayata geçmesinde ve gelişmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. ATÖLYE’de sahip olduğumuz çok paydaşlı yapının, kurucu ortağı olduğumuz imece’de de var olmasına özen gösterdik, bu sebeple proje başlamadan önce farklı alanlardan birey ve kurumlarla fikir ve destek almak adına görüştüğümüz uzun soluklu bir süreçten geçtik.

ATÖLYE’de, sürdürebilir ve uzun vadeli değer üretebilmek adına akademi, özel sektör ve kamuyu bir araya getiren projeler hayata geçiriyoruz. imece’nin 17 Haziran’a kadar olan mesele sürecinde geniş bir ekosistemden mentorluk, ağ ve eğitim alanında destek alabilmesi bizim için çok önemliydi. Sürecin devam eden kısmında takımlara; ATÖLYE’nin geniş ulusal ve uluslararası ağından ve komünitesinden farklı konularda eğitim ve mentorluk, altyapı, mekân ve tasarım desteği, yurtiçi ve yurtdışında gerçekleşecek eğitimlerin ve inziva çalışmalarının sağlanmasını kurguluyoruz. 17 Haziran’da, Türkiye’de benzeri olmayan bir modele şahit olduk, henüz daha fikri bile olmayan ama meselesi konusunda tutkusu olan bir grup bireyin, bir araya gelip doğru tasarlanmış bir süreç üzerinden yönlendirilmesi ile beklenmedik sonuçlar ortaya koyabileceğini gördük. Sürecin ilerleyen kısımlarında ise girişimlerin sosyal etki yaratacağına ve eğitim ile ilgili meselelere sürdürebilir çözüm sağlayacak bir ölçeğe ulaşacağına inanıyoruz.” dedi.

S360 Genel Müdürü Kerem Okumuş: “Bu projeler nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak Türkiye’nin orta gelir tuzağından hızlıca uzaklaşmasını sağlayabilir”

‘imece’ Platformu ilgili görüşlerini dile getiren S360 Genel Müdürü Kerem Okumuş; “Bugün toplumsal meselelerin çözümünde, kamu politikası ve finansman araçları ancak kısmen etkili olabiliyor. Bu meselelerin farklı bakış açılarıyla ve inovatif iş fikirleri ile etkin bir şekilde çözülebileceğini düşünüyoruz. Çünkü bugün dijital dönüşüm ve teknolojinin de desteği ile; bir kişinin ya da bir grup insanın dünyanın temel meselelerine yönelik yerleşmiş ve kökleşmiş anlayışları ve süregelen sorunları temelden yıkabilecek inovatif çözümleri geliştirebileceği bir dönemdeyiz. Bu çözümlerin hayata geçebilmesini ve sürdürülebilirliğini sağlamamız için farklı modellere ihtiyacımız var. Bu nedenle, girişimcilik bakış açısına sahip bir start-up anlayışı, toplumsal meselelerde de oldukça etkili olabiliyor. imece; tam da bu şekilde çözüm üretmek isteyen bir platform. Bu projeler, bir yandan öğrencilerin öğrenim deneyimlerini zenginleştirerek; eleştirel düşünceyi, sorgulamayı ve farklı bakış açıları geliştirmelerini hedeflerken aynı zamanda nitelikli insan kaynağına yatırım yapacak olan sosyal girişimcileri de ortaya çıkarıyor. Bu bizi son dönemde çok fazla konuştuğumuz orta gelir tuzağından da kurtaracak son derece önemli bir gelişmedir.” dedi.

Yeni mesele süreci kadınlara yönelik olacak Zorlu Holding’in belirlediği ikinci mesele süreci Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma için belirlediği 17 hedef arasında yer alan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” kategorisine çerçevesinde kadınlara yönelik alanları içerecek. Yapılan araştırmalar çerçevesinde kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ile yeni mesleki beceriler edinimi ile okul çağındaki kızların eğitime erişimi ile ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının desteklenmesi konularına odaklanılacak. Kasım ayında yapılacak çağrı ile meselenin kapsamı ve program açıklanacak. Bu alanlara yönelik girişimleri olan ve girişimlerini hayata geçirmeyi hedefleyen takımları başvuruları değerlendirilecek ve yeterli görülenler ön kuluçka dönemine girmeye hak kazanacaklar.

Türkiye’nin sosyal inovasyon platformu Küresel örnekler incelenerek, yerel ve uluslararası akademik kurumlar, sivil toplum örgütleri, yatırımcılar, özel sektör ve kamu çalışanları, danışmanlar ve öğrenciler ile aylar süren saha araştırmalarından elde edilen veriler ışığında hayata geçen imece, belirli bir takvim çerçevesinde, sosyal konular özelinde meseleler belirleyerek, bu meselelere, sosyal girişimleri ile çözüm üretebilecek takımlara, eğitim, mentorluk, ağ ve hibe olmak üzere çeşitli kaynaklar sağlıyor. Sosyal meselelerin çözümüne katkı sağlamayı amaçlayan, 21. yüzyılın iş modeli olarak görülen sosyal girişimcilik, aralarında Stanford, Harvard, Yale, Oxford gibi üniversitelerin de bulunduğu dünyada 50’yi aşkın üniversitede ders olarak işleniyor. Türkiye’de de toplumsal meselelere, kendi gelir modelini üreten yeni bir bakış açısı getirerek sosyal girişim hikayelerinin ortaya çıkarılmasını hedefleyen imece, sosyal dönüşüm yaratmak isteyen birey ve kurumlar ile sosyal etki odaklı girişim yaratmak isteyen tüm girişimcilere, Türkiye’nin her yerinden, her meslekten, her yaştan herkese açık.

Alanında uzman isimler imece’nin arkasında Platformun yönetim ve danışma kurullarında da sosyal inovasyon alanında uzman birçok değerli isim bulunuyor. Yönetim Kurulu’nda Luisa Covaria (OpenIDEO) ve Marcello Palazzi (B Corp) gibi bu konuda dünyada başarılı örnekleri yöneten kişilerin bulunduğu imece’nin Danışma Kurulu’nda ise Mehru Aygül (Girişimcilik Vakfı), Erhan Erkut (MEF Üniversitesi) gibi Türkiye’den, alanında uzman çok sayıda isim de bulunuyor. “Eğitim” mesele sürecinde takımları seçen jüri ise Emre Temiz (PAAMCA Miren), Ayla Göksel (AÇEV), Batuhan Aydagül (ERG), Kerem Alper (ATÖLYE), Kerem Okumuş (S360), Emre Zorlu (Zorlu Holding), Nick Mcgirl (Ashoka), Didem Altop (Endeavor) ve Emin Çapa (Kanal D)’dan oluşuyor. 

Projeler Hakkında:

‘Hayal Gücü Merkezi’nin projesi ile çocuklar kendi potansiyellerini keşfedecek Bugüne kadar “Soru Merak Kütüphanesi”, “Kamil ve Luna’nın Seyir Defteri” ve “Yapabilirim Meclisleri” ile 3000’e yakın çocuğa ulaşan Hayal Gücü Merkezi, ‘imece’nin eğitim ile ilgili mesele sürecinde de öğrencilerin ortak ilgi alanlarına sahip akranlarıyla beraber sorup, keşfedip, üretmelerini nasıl sağlayabiliriz sorusuna cevap arıyor. Ekip, bunun için de çocukların ortak ilgi alanlarına sahip akranlarıyla buluşmasını kolaylaştıran, sorma, keşfetme ve üretmeye imkân veren bir mobil uygulama geliştirmeyi hedefliyor. Platform, çocukların meraklarını ve becerilerini toplayıp bu bilgiler doğrultusunda çocuklara içerik ve sosyalleşme olanakları sağlayacak. Hayal Gücü Merkezi; Emre Alettin Keskin, Yiğit Tekşen, Engin Binbaş, Umur Ozan, Emre Kunt, Umut Aldemir, Nilay Kılınç ve Aybüke Ebter’den oluşuyor.

Minizma’nın projesi ile öğretmenler kendi geliştirdikleri içerikleri paylaşabilecek Eğitim alanında bambuakademi ile oldukça önemli bir deneyime sahip olan Minizma ekibinin ‘imece’’nin eğitim ile ilgili mesele sürecindeki projesinin odağında, öğrencilere ulaşmada çarpan etkisine sahip olan öğretmenler var. ‘İlk ve ortaokulda görev yapan ve derslerinde etkileşimi artırmak isteyen genç öğretmenlerin erişmekte zorlandıkları kaynaklar daha erişilebilir kılınabilir mi?” sorusu ile yola çıkan Minizma ekibi; öğretmenlerin derslerinde uyguladıkları çeşitli deney, çalıştay gibi içerik ve materyalleri paylaştıkları ve görüntüledikleri ücretsiz bir dijital platform geliştirmeyi amaçlıyor. Platform, öğretmenlerin alternatif ders içeriklerine hızlı bir şekilde erişebilmesinin yanı sıra birbirleri ve konu uzmanları ile hızlı ve etkili iletişim kurmasını hedefliyor. Minizma; M. Furkan Polat, R. Betül Gültekin, Feyza Nur Gemici, Esma Beyza Yıldız ve Muammer Dolmacı’dan oluşuyor.

Senfoni’nin lokasyon bazlı çocuk dostu mobil uygulama projesi ile çocuklar ve aileler mahalle kültürü ile yeniden buluşacak ‘Başka Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM)’ çatısı altındaki okullar aracılığı ile birçok çocuğa dokunan BBOM Ailesi üyeleri tarafından kurulan Senfoni ekibi, kentli, doğa ve deneyimden kopuk 3-10 yaş arası çocukların ebeveynlerinde, oyun aracılığıyla çocukların gelişim ihtiyaçlarına yönelik nasıl bir farkındalık yaratırız sorusuyla yola çıkmış. Ekip; interaktif, çocuk dostu haritalar içeren bir web sitesi ve mobil uygulaması ile aynı mahalledeki aileleri buluşturmayı hedefliyor. Böylece aile ve çocukların kendi mahallerinde kaliteli vakit geçirebilmesini, mahalleden kopuk olmamalarını ve ailenin bir eğitim paydaşı olarak özümsenmesini hedefliyor. Ekip; düzenleyecekleri mahalle içi etkinliklerle esnaf, aileler ve çocukları bir araya getirerek eski mahalle kültürünü yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Senfoni; Etrit Shkreli, Aycan Y. Akçil, Erdem Ergin, İlke Kalaycı ve Önder Küçükural’dan oluşuyor.

Toyi’nin projesi ile her çocuk yaratıcılığını kullanarak kendi oyuncağını tasarlayacak Toyi ekibi; içinde bulundukları durum nedeniyle yaratıcı materyallere ulaşamayan 6-12 yaş aralığındaki çocuklara nasıl destek oluruz sorusuyla yola çıktığı ‘imece’ sürecinde, çocukların yaratıcılıklarını kullanarak dâhil olduğu, ucuz maliyetli, uzun kullanımlı ve ileri dönüşümü hedefleyen bir oyun kiti oluşturmaya odaklanmış durumda. Kit; üç boyutlu yazıcıda üretilen, barındırdığı slikon bağlantı parçası ile çocukların etraflarını keşfetmelerini ve buldukları cisimleri hayal güçleri ile kendilerine ait oyuncaklara dönüştürmelerini sağlıyor. Takım, hazırladıkları kiti çocuklara bir workshop ile sunarak, çocukların olumsuz etkileri oyunla iyileştirme ve hayal gücünü üretime geçirmesine katkı sağlıyor. Toyi; Elif Atmaca ve Ögeday Uçurum oluşuyor.