Ekologos ile Mayıs 2026 Sürdürülebilirlik Gündemi
İklim eyleminden enerji dönüşümüne, karbon piyasalarından uluslararası iş birliklerine kadar birçok başlık küresel sürdürülebilirlik gündemini şekillendirmeyi sürdürüyor. COP31 hazırlıkları kapsamında yapılan açıklamalar ve karbon fiyatlandırma uygulamalarındaki gelişmeler düşük karbonlu geleceğe yönelik dönüşümün hız kazandığını gösteriyor. Mayıs ayında öne çıkan gelişmeleri sizin için derledik.
COP31’de Elektrifikasyon Tartışması Başlatılacak
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Danimarka’da düzenlenen Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı’na katılarak COP31 hazırlıkları ve küresel iklim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel iklim kriziyle mücadele, emisyon azaltım hedefleri ve Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi’nin yol haritasının ele alındığı toplantı, Danimarka İklim, Enerji ve Kamu Hizmetleri Bakanı Lars Aagaard’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak elektrifikasyonun iklim eylemindeki rolünü öne çıkaran küresel bir tartışma başlatmayı hedeflediklerini paylaştı. Günümüzde nihai enerji tüketiminin yaklaşık %20’sinin elektrikle karşılandığına dikkat çekerken bu oranın artırılmasının önemine ve hem elektrik üretiminin karbonsuzlaştırılması hem de elektrifikasyonun yaşamın farklı alanlarında yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Kurum ayrıca, COP31 Eylem Gündemi kapsamında temiz enerji, temiz pişirme çözümleri, dirençli şehirler ve sanayinin karbonsuzlaştırılmasının öncelikli başlıklar arasında yer aldığını dile getirdi. Bu alanlarda Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve Küresel Yenilenebilirler İttifakı gibi kuruluşlarla iş birliğinin sürdüğünü aktardı.
Açıklamalarında çok paydaşlı iş birliğinin önemine de değinen Kurum, müzakere süreçlerinin yanı sıra çözüm odaklı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesinin kritik olduğunu ifade etti. Küresel İklim Eylem Gündemi’nin yeni modeli kapsamında pratik çözümlerin geliştirilebileceği iş birliği platformlarının oluşturulacağını belirten Kurum, paydaşlara Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) finansmanının desteklenmesi çağrısında bulundu.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Küresel Karbon Fiyatlandırma Gelirleri 2025’te 107 Milyar Dolarla Rekor Kırdı
Dünya Bankası tarafından yayımlanan “Karbon Fiyatlandırmasının Durumu ve Eğilimleri 2026” raporu, karbon fiyatlandırma mekanizmalarının küresel ölçekte yaygınlaşmaya devam ettiğini ortaya koydu. Rapora göre karbon fiyatlandırmasından elde edilen kamu gelirleri son on yılda önemli ölçüde artarak 2025 yılında 107 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakam, 2016 yılında 30 milyar doların altında seviyedeydi.
Raporda, 2025 yılı boyunca karbon fiyatlandırmasına yönelik yedi yeni uygulamanın devreye alınmasıyla birlikte dünya genelindeki toplam uygulama sayısının 87’ye ulaştığı, büyük orta gelirli ekonomilerin tamamının ise ya doğrudan karbon fiyatlandırma araçlarını uygulamaya aldığı ya da bu yönde hazırlık yaptığı belirtiliyor. Bu gelişmeler sonucunda küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %29’unun karbon fiyatlandırma mekanizmalarının kapsamına girdiği ifade ediliyor.
Dünya Bankası, geliştirme aşamasındaki yeni uygulamaların hayata geçirilmesiyle karbon fiyatlandırma mekanizmalarının kapsadığı emisyon oranının daha da yükselebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Brezilya ve Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde planlanan mekanizmaların devreye girmesi, karbon fiyatlandırmasının küresel kapsama alanını genişletebilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
Raporda karbon kredisi piyasalarına ilişkin veriler de yer alıyor. Buna göre 2025 yılında ihraç edilen karbon kredisi miktarı bir önceki yıla göre %8 artış gösterdi. Karbon kredisi fiyatlarında yıl boyunca sınırlı bir gerileme görülse de, uluslararası havayolu şirketleri tarafından kullanılabilen projeler ile yüksek derecelendirmeye sahip orman koruma ve yeniden ağaçlandırma projeleri daha yüksek fiyat seviyelerinden işlem görmeye devam etti.
Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.
Şehirler Yeni Dünyaya Ayak Uyduramıyor
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 17-22 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 13. Dünya Kent Forumu’nda (World Urban Forum - WUF13), iklim krizi, kentleşme ve konut erişimi gibi başlıklar öne çıktı. Forum kapsamında yapılan değerlendirmelerde, savaşların ve iklim kaynaklı afetlerin şehirler üzerindeki etkilerinin, çoğunlukla yeniden inşa ve uyum kapasitesinden daha hızlı ilerlediğine dikkat çekildi. Bu nedenle kentlerin değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilecek daha esnek ve yerel koşullara uygun konut çözümlerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Forumdaki tartışmaların önemli bir bölümü, BM-Habitat tarafından yayımlanan son Dünya Kentleri Raporu etrafında şekillendi. Rapora göre dünya genelinde yaklaşık 3 milyar insan; yetersiz konut koşulları, yüksek barınma maliyetleri veya temel hizmetlere erişim eksikliği gibi sorunlardan etkileniyor. Ayrıca 1,1 milyardan fazla kişinin gecekondu bölgelerinde ve kayıt dışı yerleşimlerde yaşamını sürdürdüğü belirtiliyor. Rapor, birçok ülkede konut fiyatlarının gelir artışının üzerinde seyrettiğine, bu durumun iklim kaynaklı yer değiştirmeler ve artan eşitsizliklerle daha da derinleştiğine işaret ediyor.
Birleşmiş Milletler destekli Sürdürülebilir Çözümler Ağı’nın Başkanı Jeffrey Sachs, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada önümüzdeki yıllarda Afrika’daki hızlı kentleşme sürecinin şehir planlaması ve altyapı yatırımları açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Kentler üzerindeki baskının yalnızca iklim kaynaklı olmadığını, demografik değişimlerin de önemli bir etken olduğunu belirtti.
Avrupa’da ise konut erişimi gündemin önemli başlıkları arasında yer almaya devam ediyor. Avrupa Birliği bünyesinde oluşturulan Uygun Fiyatlı Konut Görev Gücü’nün Genel Başkan Yardımcısı Matthew Robert Baldwin, AB genelindeki konut stokunun yaklaşık %20’sinin boş durumda olduğunu, buna karşın kısa dönemli kiralama uygulamalarının hızla yaygınlaştığını belirtti. Bu durumun özellikle büyük şehirlerde konut erişilebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı ifade ediliyor.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.