Sürdürülebilir Kalkınma İçin: Yeşil Ekonomi

Yeşil ekonomi nedir, neden önemlidir?

Sürdürülebilir Kalkınma İçin: Yeşil Ekonomi

Uzun bir süredir iklim değişikliği, çevresel ve ekonomik problemler, biyoçeşitlilik kaybı gibi çok ciddi zorluklarla karşı karşıyayız. Bu zorluklar; sürdürülebilir kalkınma, yeşil büyüme, yeşil ekonomi, düşük karbonlu ekonomi, sürdürülebilir üretim ve tüketim gibi kavramları ortaya çıkardı. Bu kavramlardan yeşil ekonomi nedir, neden önemlidir gelin birlikte bakalım.

Yeşil ekonomi nedir?
Bu kavram, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından düşük karbonlu, kaynakları verimli kullanan ve sosyal açıdan kapsayıcı olarak tanımlanıyor.

Yeşil bir ekonomide sürdürülebilir üretim ve tüketimi, enerji ve kaynak verimliliğini önceliklendiren bir anlayış söz konusu. Bu anlayış ile çevresel sürdürülebilirlik, ekonomik gelişme, gelir artışı, istihdam ve fakirliğin azaltılmasına katkı sağlanacağı düşünülüyor.

Burada sürdürülebilir üretim ve tüketim ve kaynak verimliliğinden kısaca bahsedelim. Sürdürülebilir üretim ve tüketim, süreçlerin ve ürünlerin tüm yaşam döngüsü boyunca kaynak tüketimini, atık oluşumunu ve emisyonları azaltmak için üretim süreçlerini ve tüketim uygulamalarını iyileştirmeyi amaçlıyor. Kaynak verimliliği ise, kaynakların topluma değer sağlamak için kullanılma yollarını ifade ediyor. Ürün veya hizmet birimi başına ihtiyaç duyulan kaynak miktarını, üretilen emisyonları ve atıkları azaltmayı amaçlıyor.

Yeşil ekonomi, yatırımlara, istihdama ve becerilere odaklanarak sürdürülebilir ekonomik büyümeye makro-ekonomik bir yaklaşımı savunuyor.

Yeşil ekonominin 5 temel ilkesi

Vizyonu gezegenimizin ekolojik sınırları içinde herkese refah sağlamak olan yeşil ekonominin 5 temel ilkesi şöyle:

1. Refah İlkesi

Yeşil bir ekonomi; insani gelişme, sağlık, mutluluk, eğitim ve topluma öncelik vermek için salt parasal zenginliğin ötesine geçen gerçek, sürdürülebilir, paylaşılan bir refah yaratmayı savunur. İnsan merkezlidir. Amacı, gerçek bir ortak refah yaratmaktır. Refahı destekleyecek zenginliğe odaklanır. Bu zenginlik finansal sermaye ile birlikte beşeri, sosyal, fiziksel ve doğal sermayelerin tamamını kapsar. Tüm insanlığın gelişmesi için ihtiyaç duyulan sürdürülebilir doğal sistemlere, altyapıya, bilgiye, eğitime, yatırıma ve erişime öncelik verir.

2. Adalet İlkesi

Yeşil ekonomi; eşitlik, topluluk uyumu, sosyal adalet ve insan haklarını, özellikle de marjinalleştirilmiş azınlıkların haklarını desteklemeyi vurgular. Adil bir dönüşümü amaçlar ve henüz doğmamış olanlar da dahil olmak üzere tüm vatandaşların çıkarlarına hizmet eder. Nesiller içinde ve arasında eşitliği teşvik eden yeşil ekonomi kapsayıcıdır, ayrımcı değildir. Özellikle kadınların güçlenmesini destekler. İnsanlar arasındaki eşitsizlikleri azaltarak ve aynı zamanda vahşi yaşam için yeterli alan sağlayarak fırsatların ve sonuçların adil dağılımını teşvik eder. Günümüzün yoksulluk ve adaletsizliğiyle mücadele eder, dayanışmayı ve sosyal adaleti temel alır. Güveni ve sosyal bağları güçlendirmeyi amaçlar. İnsan haklarını, azınlık haklarını, işçilerin ve yerli halkların haklarını ve sürdürülebilir kalkınma hakkını desteklemeye dayanır. Sosyal girişimlerin ve sürdürülebilir geçim kaynaklarının güçlendirilmesini teşvik eder. Hızlı ve adil bir dönüşümü savunur. Kimseyi geride bırakmaz, savunmasız grupların geçiş aracısı olmasını sağlar. Sosyal koruma ve yeniden beceri kazandırmada inovatif davranır.

3. Gezegen Sınırları İlkesi

İnsanlığın gelişiminin sağlıklı bir doğal dünyaya bağlı olduğunu kabul eden yeşil ekonomi doğanın işlevlerini ve sınırlarını savunur. Biyoçeşitliliği, toprağı, suyu, havayı ve diğer ekosistemleri koruma amaçlı yatırımlar yapar. Kapsayıcı bir yeşil ekonomi;

  • Ekonominin temelini oluşturan mal ve hizmetlerin sağlanmasının işlevsel değerleri
  • Toplumların temelini oluşturan doğanın kültürel değerleri
  • Tüm yaşamın temelini oluşturan doğanın ekolojik değerlerini tanır.

4. Verimlilik ve Yeterlilik İlkesi

Yeşil ekonomi, sürdürülebilir üretim ve tüketimi desteklemeye yöneliktir. Düşük karbonlu, kaynakları koruyan, çeşitli ve döngüseldir. En büyük tek ekonomik zorluğumuzun gezegenin sınırları içinde refah yaratma ihtiyacı olduğunu ve ekonomik teşvikleri toplum için gerçek maliyetlerle uyumlu hale getirme ihtiyacı olduğunu kabul eder. Gezegen sınırları içinde kalacaksak, doğal kaynakların tüketimini fiziksel olarak sürdürülebilir seviyelerle sınırlamak için önemli bir küresel değişim olması gerektiğini kabul eder.

5. İyi Yönetim İlkesi

Yeşil ekonomi, dinamik demokratik hesap verebilirlik, sağlam bilim ve yerel bilgiyi birleştiren kurumlar inşa eder. Sivil yaşam, halkın katılımına, sosyal diyaloğa, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe öncelik verir. Toplumun çıkarlarına güvenle hizmet edecek şekilde düzenlenmiş, refah ve sürdürülebilirlik sağlamak amacıyla bir finansal sistem kurar.

Yeşil ekonomi, küresel statükoda evrensel ve dönüştürücü bir değişikliktir. Bu değişikliği gerçekleştirmek kolay değil, ancak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak istiyorsak bunun gerekli olduğunu bilmek ve Akıllı Hayat 2030 vizyonumuza kulak vermek gerekiyor.