YÖNETİM KURULU BAŞKANI MESAJI

Değerli Paydaşlarımız ve Çalışanlarımız,

Ülkemiz, global ekonomik faktörler ve bölgesel sosyo-politik koşulların etkisinin güçlü şekilde hissedildiği bir dönemden geçiyor. Yılın geride kalan bölümünde global koşullardaki değişkenliğe rağmen başarılı bir ekonomik performans sergilendi. 15 Temmuz 2016 akşamı yaşanan darbe girişimi başarılı bir şekilde püskürtülürken 24 Ağustos 2016’da Suriye'nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinde başlatılan operasyon ile ülkemizin güvenliği ve bölgemizin yeniden istikrara kavuşması adına önemli bir adım atıldı.

Ülke olarak çok kritik günlerden geçtiğimiz yılın ikinci yarısında iş dünyası olarak beklentimiz ülkemizin güvenliği ve istikrarı için atılan adımların devlette yeniden yapılanma ve ekonomik alanda yapısal reformlarla devam ettirilmesi. Uzun bir aradan sonra İsrail ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için adım atılması önemli bir gelişme. Rusya ile yaşadığımız uçak krizi sonrasında bozulan ilişkilerin tamirine yönelik çabalar ve ilişkilerin yeniden normale dönmesi için yapılan çalışmalar oldukça umut verici.

Son 10 yılda gerçekleştirilen yapısal reformlar ekonomimizi daha da sağlamlaştırdı. Elde ettiğimiz kazanımlar bizi ekonomik kriz ve sonrasındaki çalkantılı dönemde ayakta tuttu. Şimdi dünyada ekonomik ve politik dengeler yeniden kurulmaya çalışılıyor. Bu ortamda elde ettiğimiz kazanımları daha da geliştirerek dünyada hak ettiğimiz yeri alacağımıza dair hiçbir şüphemiz yok. Yeter ki Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline inanarak hep birlikte çalışalım.

Dünya ekonomisi 2016 yılının geride kalan döneminde istenen güçlü büyümeyi gerçekleştiremedi. ABD ekonomisi tüketim harcamalarında beklenen artışın gerçekleşmemesine rağmen yılın geride kalan bölümünde görece iyi bir performans gösterdi. Avrupa ekonomisi ise zayıf dış talebe rağmen artan iç talep ile yılın ilk yarısında sınırlı da olsa büyümeyi başardı. Ülkeler arasında farklılık olsa da genel olarak gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme dinamiklerinin zayıf olduğu görüldü.

Fed, faiz artırımlarına 2016 yılına girmeden başlasa da bu sürecin beklenenden daha yavaş ilerleyeceği anlaşıldı. Buna rağmen Türkiye gibi dış finansman ihtiyacı yüksek ülkeler için faiz artırımı gündemdeki yerini koruyor. Çin ile ilgili büyüme endişeleri gelen ılımlı veriler doğrultusunda yerini sakin bir bekleyişe bıraktı. Yılın ilk yarısı tamamlanırken Birleşik Krallık’ın verdiği AB’den ayrılma kararının sonuçları ise henüz tam olarak öngörülemiyor. Petrol ihracatçısı ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkileyen düşen petrol fiyatları ise önümüzdeki dönemde de yakından takip edilecektir.

Mevcut dış koşullara rağmen Türkiye ilk çeyrekte yüzde 4,8 büyürken yılın ilk yarısında da iyi bir performans sergiledi. Yılın ikinci yarısındaki yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye’nin 2016’da yüzde 3,5-4 civarında bir büyüyebileceği öngörülüyor. Bu büyüme oranı, mevcut koşullar düşünüldüğünde olumlu; fakat Türkiye daha fazlasını başarabilecek güce sahip. Bunu daha önce yaptık, yeniden yapabiliriz.

Önümüzdeki dönemde yatırımlarımızı canlandırmak durumundayız. Sanayide verimliliği artıracak, katma değeri yükseltecek ve ihracatı artıracak bir yaklaşımla büyümemizi daha yukarı çekebiliriz. Yeniliğe açık toplumumuz, dinamik ve genç nüfusumuz, etrafımızdaki ülkeleri de içine alan geniş coğrafyanın sağladığı pazar avantajları ve güçlü altyapımız ile bu potansiyele fazlasıyla sahibiz.

Zorlu Grubu olarak uzun dönem stratejik planlarımız doğrultusunda her türlü koşulda hayallerimize hayat vermeyi sürdürüyoruz. 60’ı aşkın şirket ve 26 bini aşan çalışan ile dünyada 150’yi aşan ülkede insanların hayatına dokunuyor, ülkemiz ve toplumumuz için katma değer yaratıyoruz. Tüm başarılarımızın temelinde; hayal gücümüz, kurduğumuz hayalleri hayata geçirecek özgüvenimiz, yenilikçiliğimiz, araştırma ve geliştirmeye olan inancımız ve girişimci ruhumuz yer alıyor. Biliyoruz ki gelecek, dünyada yaşanan hızlı değişimi iyi okuyan, buna uyum sağlayan, geleceğe dair güçlü hayalleri olan ve bu hayalleri hayata geçirenlerin olacak.

Faaliyetlerine bu anlayışla devam eden Zorlu Grubu, bir yandan yeni yatırımlarına devam ederken bir yandan da yaptığı yatırımların meyvelerinin toplanmaya devam ediyor. Tekstil, tüketici elektroniği, beyaz eşya ve bilgi teknolojileri, enerji, gayrimenkul, maden ve metalürji alanlarında faaliyet gösteren şirketlerimizle Türkiye için katma değer yaratırken global bir grup olma yolunda da güçlü adımlar atıyoruz.

Başta Mehmet Zorlu Vakfı aracılığıyla eğitime verdiğimiz destek olmak üzere Zorlu Holding ve Grup Şirketleri aracılığı ile kültür, sanat, çevre ve spor alanında verdiğimiz toplumsal katkımızı kesintisiz olarak devam ettiriyoruz. Sürdürülebilirlik politikası ve stratejisini geliştirmek, hedef ve performans takibi yapmak amacıyla kısa bir süre önce kurduğumuz Sürdürülebilirlik Komitesi ile bu konudaki kurumsal yapılanmamızı daha da güçlendirerek sürdürülebilir bir gelecek hayalini hayata geçirmek için çalışmaya devam ediyoruz.

Türkiye’de en çok istihdam yaratan 3 gruptan ve en büyük 4 ihracatçıdan biri olarak aldığımız sorumluluğun farkındayız. Türkiye’nin daha sürdürülebilir bir büyüme yakalaması için katma değer yaratacak stratejik ürün ve hizmetler üretilmesi gerektiğinin bilincindeyiz. Bunun için de yaptığımız işleri daha rekabetçi hale getirmek, yeni teknolojileri hayata geçirmek ve yenilikçi işlere imza atmak için çalışıyor, geleceğin dünyasını bugüne taşıyacak bir vizyonla hareket ediyoruz.

Bugün olduğu gibi yarın da yapacağımız yatırımlarla ve üreteceğimiz işlerle Türkiye ekonomisine sağladığımız katkıyı artırarak yolumuza devam edeceğiz. Gerçekleştireceğimiz faaliyet ve etkinliklerle, sponsorluklarımızla toplumsal desteğimizi artırmayı ve daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.

Hayallerimize hayat vermemize katkı sağlayan ve Zorlu Grubu’nu Türkiye’nin en büyük gruplarından biri yapan tüm paydaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Zorlu

Yönetim Kurulu Başkanı